SOSYAL FOBİ

SOSYAL FOBİ

Sosyal fobi, depresyondan sonra toplumda en sık görülen psikiyatrik rahatsızlıklardan birisidir. Gelişmiş ülkelerdeki sıklığının gelişmemiş ülkelerden daha fazla olmasını da istatistiki bir bilgi olarak bir kenara yazalım. 

Sosyal fobi insanın hareket alanını ciddi anlamda kısıtlayan ve yaşam kalitesine en olumsuz etkiyi yapan fobilerin başında geliyor. Yükseklik fobisi, hayvan fobisi veya uçak fobisi gibi fobiler insanı sadece belli zamanlarda korkuturken sosyal fobik insan hemen her zaman korku ve panik içinde yaşamaktadır çünkü insanın kendisini sosyal ortamlardan izole etmesi pratikte mümkün ol(a)mayan bir şeydir. 

Aslında sosyal fobi daha çok entellektüel ve zeka kapasitesi yüksek, pek çok yetenekleri olan fakat mükemmeliyetçi mizaca sahip kişilerin hastalığıdır. Sosyal fobik insanlar kendilerini sıkça eleştirmektedirler ve sosyal ortamlara çıktıklarında diğer insanların da onları hedef tahtasına oturtup kendilerine her türlü eleştiri okuyla saldıracaklarını düşünmektedirler. Sağlıklı insanlar da sosyal ortamlarda doğal olarak bir miktar heyecan duymaktadırlar fakat kendi benliklerine yönelik bir saldırı hissi yaşamazlar. Oysa ki sosyal fobik kişi için sosyal bir ortama çıkmak elinde silahı olmadan savaşa gitme hissiyatı yaratmaktadır. 

Sosyal fobinin en büyük içsel nedeni 'hataya tahammülsüzlük'tür. İnsan olmak hata yapabilme potansiyeline sahip olmak demektir ama sosyal fobik insan bunu bilinçli olarak bilse dahi bilinçaltı aynı şeyi kolaylıkla kabul edememektedir.

Bu yazıyı yazdığım gün yanıma oğluyla beraber gelen bir anne "Oğlum beni çok üzüyor, yapması gerekenleri yapmıyor, öğretmeni de şikayet ediyor, çok dikkatsiz, çok üzülüyorum, bütün gece ağladım, ne yapacağımı bilmiyorum." diye söze başladı. Sorunun ne olduğunu, hangi sebeple bunları söylediğini sorduğumda çocuğun okulda bir deneme sınavında 4 tane yanlış yaptığını öğrendim. 20 soruda 4 yanlış, aman Allah'ım tamı tamına 4 tane... 16 doğrusu hiç dile getirilmeyen ilkokul çağındaki çocuk 'bir yabancı'nın / 'bir doktor'un / 'bir abi'nin önünde kendi öz annesi tarafından "20 soruda 4 yanlış yaptığı için" dünyanın en büyük suçunu işlemiş gibi azarlanıyor. Daha fazla söze gerek yok sanırım. Sosyal fobi böyle oluşuyor. Toplumumuzda ne kadar sık rastlanan bir olay. O yaştaki bir çocuk için ne kadar büyük bir travma.


Sosyal Fobinin Tedavisi

Sosyal fobi tedavisinde terapistin yol haritası belli fakat o yolda santim santim dikkatle kuyu kazar gibi gitmek gerekebiliyor. Sosyal fobinin oluşum mekanizmasında yukarıdaki örnekteki gibi yoğun ve kronik bir travma olduğu gerçeği, hassas ve adım adım çalışmayı gerektiriyor. Her terapide olduğu gibi sosyal fobi tedavisinde de hasta-terapist'in güven ilişkisi ön şart. Ve sosyal fobik kişiler gerçekten kolay güvenebilen kişiler değiller. Güvendiklerinde de mükemmeliyetçi yapıları güvendikleri kişiden beklentilerinin çok yükseklerde olmasına sebep oluyor. Sosyal fobide altın standart tedavi SSRI grubu antidepresan + psikoterapi (bilişsel davranışçı terapi ağırlıklı) olmakla beraber ilaç kullanmaya çok istekli  bir sosyal fobik danışan gördüğümü de hatırlamıyorum. Genelde ilaç kullanmayı önermek de sosyal fobiden muzdarip danışanlarımızın kendilerinde eleştiriye uğruyor hissinin tetiklenmesine neden olabiliyor. 

Dolayısıyla terapistin hızlı sonuç almak için acele etmeyip sabırlı bir tutum sergilemesi, danışanıyla kurduğu güven ilişkisi, danışanına değerliliğini ve kabul edilebilirliğini adım adım daha çok hissettirebilmesi "sosyal fobi tedavisi"nin "altın standart"ıdır.