HİPNOZ ve HİPNOTERAPİ NEDİR? NEDEN ve NASIL İŞE YARAR?...

HİPNOZ ve HİPNOTERAPİ NEDİR? NEDEN ve NASIL İŞE YARAR?...

Hipnoz, ülkemizde oldukça yanlış anlaşılan ve negatif düşünceler beslenen bir konu olarak görünmekte. Günümüzde hipnoz bilimsel araştırmalar ve tedavideki etkinliğinden ziyade medyatik etkinliğinden dolayı karşımıza çıkmaktadır. Oysa ki eğlence ve zevk için yapılan hipnozun; hipnoterapiyle olan ilgisi, astroloji ile astronominin bağlantısından daha fazla değildir.

Hipnoz kelimesi pek çok kişinin aklına modası geçmiş önyargılar, tabular ve yanlış inanışlar getirse de hipnoz aslında çok eski bir sanattır. Aynı önyargılar yüzünden bilim adamlarının da bu sanatı keşfi ve bilimsel olarak incelemeleri olması gerekene göre geç olmuştur. Hipnozun bazı teorik yönleri hâlâ tartışmalı ve izah edilememiş olmakla beraber hipnozun iyileştirmedeki etkinliği bu tartışmanın konusu değildir. Aslında hipnoz tıpta bu durumda olan tek konu da değildir, pek çok ilacın etkisini biliyoruz fakat etki mekanizmasından tam olarak emin değiliz.

Hipnoza karşı batıl inançlarla ve kuşkuyla bakılan çağ, terapötik (tedavi) kıymetinin anlaşılmasıyla ortadan kalkıyor. Bazı akıllıca seçilmiş vakalarda, başka hiçbir tedavi formu hipnoz gibi hızlı ve yararlı sonuçlar veremez. Hem sadece destekleyici olarak ya da şikayetlerin giderilmesi (semptomatik) amacıyla, hem de hastalık sebepleri olan (etiyolojik faktör olan) bilinçaltı güdülerinin ve sorunlarının ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan psikoterapide hipnoz, hekime hızlı ve etkili sonuçlar elde etmede çok kıymetli fayda sağlar.

Uzun bir süreden beri tıp dünyası ve psikoterapistler zihinle vücudun ayrı olmadığını söylüyorlar. Hem sıhhatteyken hem de hastayken akıl ve vücut tek bir ünitedir. Herhangi bir bedensel (somatik) hastalığı tümden somatik ya da herhangi bir psişik durumu tamamen psişik kabul etmek hatalıdır. Akıl ve vücut öylesine iç içedir ki, emosyonel bir refleks reaksiyon olmaksızın psişik bir değişiklik olmadığı gibi vücudu etkilemeden hiçbir psişik değişme de meydana gelemez. Bundan dolayı organik ve fonksiyonel hastalıklar önemli ölçüde birbirinin üstüne biner. Ayrı ayrı tedavi etmek için organik ve psişik kısımlara ayrılamaz. Ayrı değil tek bir yapı gibi tedavi edilmelidir. Fiziksel hastalığı ihmal ederek, psikoterapi yapmanın affedilmez bir hata olduğunda da herkes birleşiyor. Fakat hastalığın sadece fiziksel özellikleriyle ilgilenip emosyonel yönlerini ihmal etmek de aynı derecede hatalıdır. Şiddetli ruhsal ve fiziksel unsurlar taşıyan kombine hastalıklarda en akılcı tedavi şekli bedenle ilgili tıbbi tedavinin ruhla ilgili psikoterapi ile birlikte yürütülmesidir. Hekimler sadece organik problem ortadan kaldırıldı diye hastanın iyileştiğini düşünmemeli, mevcut olabilecek ilgili psikolojik semptomları da ortadan kaldırmaya gayret etmelidir. Hasta bir bütün olarak tedavi edilmelidir.

Hekimin kullandığı en önemli tedavi aracı bizzat kendisidir ve davranışları sıklıkla reçetelerinden daha etkilidir. Ustaca uygulanan psikoterapi, uygun geleneksel tedavi ile birlikte, yapıldığı hastaya çok şey sağlayabilir. Birçok rahatsızlıkta hipnoz tedavisiyle pek çok şey başarılabilir. Özellikle ilk sebebin emosyonel olduğu vakalarda, hipnoterapiyle en iyi sonuçları bekleyebiliriz. Şikayetler ilk olarak psikolojik tabiatlı olduğu zaman, analizci yaklaşım da teorik olarak güzel bir tedavi metodudur. Fakat tamamlanması için oldukça uzun zamana ihtiyaç duyulabilir. Hipnotik transtaki şahsın temel özelliği, telkine artmış cevap vermesidir. Bu sayede hipnoterapi, doktora ve hastaya daha kısa sürede daha hızlı sonuç verebilme potansiyeline sahiptir.

Hiç kimse telkine karşı tam bağışık olamaz. Herkese bir dereceye kadar telkin yapılabilir. Fakat telkine boyun eğme, yanlış olarak saflık gibi anlaşılmamalıdır. Bilinçli durumda bu ruh durumumuza, arzularımıza ve çevremize göre değişir. Hipnoterapideki en büyük avantajlardan biri akılcılık, direnç, isteksizlik ya da bilinçli düşünceyle reddetme yüzünden tedavi kazançlarının engellenmesi olmaksızın bilinçaltı düşüncesini inceleme fırsatıdır. Hipnozun kullanılması, bilinçli durumda iyileşmeyi geciktirebilen önyargı, muhakeme ve emosyonel direnci ortadan kaldırır. Bu yüzden hipnoz dışı metodlara kıyasla tedavi için gereken zaman azalır.

Her birimiz karmaşık arzu ve uyarıların bir labirenti gibiyiz. Baskılanmış korku, nefret, sevgi, öfke, anksiyete, kıskançlık, suçluluk duygusu, hayal kırıklığı ya da bazı başka sıkıntılar bilinçten silinebilir, fakat bilinçaltına işleyerek, fonksiyonel bozukluklar olarak ortaya çıkan karışıklıklar yaratabilir. Emosyonel stres, bilinçaltı sorunları yüzünden arttığı zaman hasta bundan habersizdir. Bu yüzden ona karşı koyması mümkün olmamaktadır. Bilinçaltına hapsedilmiş kötü olayların hatırlanması ve ifade edilmesi sıklıkla dramatik bir iyileşme sağlar. Hipnoz, bu etkenleri ortaya çıkarmak, anlamak ve yeniden düzenlemek için yol gösteren, bilinçaltına ulaşma vasıtamızdır.

Baskılanmış kötü olaylara ve düşüncelere karşı hastanın bilinçli ilgisi bir ruhsal bozukluğu ve şikayeti tamamen ortadan kaldırabilir. Hipnoz altında semptomlar şu yollarla tedavi edilebilir.

1)Direkt ya da indirekt telkin yoluyla,

2) Semptom yatıştırma yoluyla,

3) Altta yatan tezatlara bilinçli bir ilgi sağlama ve kişilik analizi yapma yoluyla,

4) Her üç tekniğin kombinasyonu yoluyla veya diğer teknikleri kullanma yoluyla.

Hipnoz yapma tekniği güç değildir ve çeşitli yollarla başarılabilir. Uygun kullanılan hipnozla bazı hastalıklar ortadan kaldırılabilir. Birçok değişik hastalık iyileştirilebilir. Hipnoz, ruhsal gevşeme, ağrı kesici, uyuşturucu, yatıştırıcı ya da şikayet yok etme amacıyla da kullanılabilir. Hekimler hipnozun her derde deva bir ilaç olmadığını, fakat akıllıca seçilmiş vakalarda geleneksel tedaviye kıymetli bir yardımcı olduğunu anlayacaklardır.

Özel pratikte, bedensel hastalığı olan hastalar, psikosomatik ya da ruhsal şikayetleri olanlara kıyasla nadiren tedavide problem çıkarırlar. Son gruptaki güçlük, sıklıkla yalnız başına geleneksel tıbbi tedaviye olumlu cevabın korunmasında ortaya çıkar. Çok kere bu talihsiz şahıslar bir hekimden ötekine, bir klinikten diğerine koşarlar ve sürekli hastalıklarının kafalarında olduğunu söylerler. Gerçekten bu şahıslar çok üzgündürler ve ümitsizce yardım ihtiyacı içindedirler. Hipnoterapi yardımıyla birçoğu daha normal ve daha iyi yaşama yoluna sokulabilir.

Dr. Anıl Uluhan - Hipnoterapi Uzmanı




HİPNOZ ve HİPNOTERAPİ NEDİR? NEDEN ve NASIL İŞE YARAR?... Etiketleri

hipnoz hipnoterapi tedavi tıp psikoterapi hekim telkin