ŞİMDİ'den SONSUZLUK'a

ŞİMDİ'den SONSUZLUK'a

Sonsuzluğun çağrısını her bir hücresinde hissedip de o tınıya cevap verme arzusunda olan insanın çaresi nedir? "Sessizce bir karar vermek". Karar, bizi sonsuzluğa bağlayan halattır. Ebedi olanı zamanın içine yerleştiren bir sihirdir. Karar, bizi tekdüzeliğin pinekleme ve uyuşmuşluğundan sarsarak uyandırır. Geleneğin büyüsünü, bezgin düşüncelerin upuzun sırasını bozar. Karar, sonsuzluğa olan uyanıştır.

Bir insanda pek çok iyi niyet ve pek az iyi icraat bulunması çok acı, acınası bir şeydir. Kararının getirdiği sorumlulukları sevinçle yerine getirmeye gayret et. Yoksa kararlılığını kaybetme tehlikesiyle baş başa kalır; cesaretten yoksun bir yaşamın, hiçliğin öznesi olursun.

En nihayetinde kararın baş düşmanı korku, korkunun can yoldaşı da kibirdir. Kibirli kişi daima mükemmel olanı, müthiş olanı yapmak ister ve bunu tamamen kendi kuvvetiyle yapmak ister. Mükemmel olanı tek başına başarmak isteyen kişi, insanla değil, yel değirmeniyle (tanrı ile) savaş halindedir. 

Durgun suların üzerindeki miskin sisler gibi üzerimize çöken korkaklık; içerisinden hasta edici buharlar ve insanı aldatan hayali siluetler yükseltir. Korkaklığın ağır sis bulutunu bir anlığına bile olsa daima dağıtabilecek güçte olan tek şey 'karar'dır. Karardan kaçmak için güvenli bir liman arayan korkaklığın sığındığı güvenli liman ise 'zaman'dır. Karar verme adımını önlemek isteyen korkaklık, zamanı gelmeden herhangi bir şey yapmaya kesinlikle karşıdır ve her zaman "bugün değil, yarın" demek için bir sebep bulur. İhtiyat adına tez canlı olan herşeyden tiksinir korkaklık. Oysa ki sonsuzluğun kurtuluş günü "şimdi"dir.

Korkaklık bir insanı hedefinden uzaklaştırmak konusunda inanılmaz derecede beceriklidir. Bu becerinin en önemli kısmını da şartlara uyum sağlama yeteneği oluşturur. Mesela güçlü ve başarılı birinin korkaklığı çoğu kez şöyle ortaya çıkmaktadır. "Eh, madem böyle nitelikli ve donanımlısın, neden acele edesin ki? Niçin kendini bu şekilde sınırlayacaksın?" İşte kibir ve korku aslında bir arada. İşin doğrusu böyle bir kişi için sorun karşısındaki görevin çok kolay oluşu değil, fazlasıyla zor olmasıdır. Kibir ise korkunun üzerini örten bir elbise gibidir.

Ya da elinde pek az avantaj olan birini düşünelim. Korkaklık bu sefer de "Elinde iyi bir başlangıç yapmak için yeterli kaynak yok." diyecektir. İmkanı olsa her şeyin en iyisini yapacak olan, fakat hiçbir zaman hiçbir gerçek icraata adımını atmamış, hayatını olanaksızlıklardan şikayet ederek geçirmiş bir insan örneği...

Güzel bir kule inşa etmek isteyen biri pek tabii ki oturup pek çok şeyi incelemek durumundadır. Ama hiçbir zaman hiçbir karar verilmezse hiçbir zaman hiçbir kule de inşa edilemez. Başlamak için daima daha fazlasına ihtiyacımız olsaydı asla başlayamazdık. İhtiyacımız olan tek şey "iyi bir karar"dır. İyi bir karar, bizim, 'gücümüz dahilindeki her şeyi yapma istekliliğimiz'dir. 

Varoluşumuz, bir sonsuzluk simgesidir. Ve bu varoluşun bir yükümlülüğü vardır. Sonsuzluğa ulaşmak için "şimdi" buradayız. Ve sonsuzluğa yürüyen yolu "şimdi" verdiğimiz kararlarla inşa etmekteyiz.

        Dr. Anıl Uluhan - Hipnoterapi Uzmanı